Belge · Parşömen

Derin Sükût

Kapının ağzında bulunmuş bir parşömen. Beş kıta, beş unsur.

Derin Sükût

Mevzu
Bir kamışın ney oluşu
Kalem
Bilinmiyor. Ne yazan ne kopyalayan adını bırakmış
Arşiv
Varlık Dağı'nın kapısı önünde, taşın dibinde bulundu
Hâl
Katları yıpranmış; üst kenarında beş kelime yazılı — su, toprak, ateş, hava, ruh

Bunu okumayı uzun süre erteledim. Ne olduğunu bilmiyordum, hâlâ da tam bilmiyorum. Kapının dibinde duruyordu; kimsenin düşürdüğüne benzemiyordu, kimse de sormadı.

Üst kenarında beş kelime var: su, toprak, ateş, hava, ruh. Aşağısında beş kıta. Sayınca anladım — her kıta bir kelimenin altına düşüyor.

Olduğu gibi aktarıyorum.


bir yeşil saz kamış idim
gayesiz amaçsız idim
sazlık benim yuvam idi
ne nağme ne nefes idim

topraktan geldim neyleyem
sonum toprak ah neyleyem
başı belli sonu belli
ben bu dünyayı neyleyem

bir kuru saz kamış idim
har ateşte yanar idim
yedi kor ile delindim
maksudumu görür idim

içim oydular inleyem
öpe koydular inleyem
başı yokluk sonu hiçlik
hû dedikçe ben inleyem

ney hû söyler kalp hû titrer
titrerken pasını siler
ney sükût kalp sükûn olur
sükûn nûra ayna olur


Kimin yazdığını bilmiyorum. Bir kamışın ağzından yazılmış görünüyor, ama son kıtada kamış ortadan kayboluyor — geriye ney ile kalp kalıyor.

Bu parçaya bir ezgi eklediğimi söylemeliyim. O ses Devran’ın değil, benim eklediğim şey; parşömende nota yoktu, yalnızca bu satırlar vardı.