Evren

Devran

Dört ulusun, hiçbir ulusa sığmayanların ve tek bir dağın altında toplandığı âlem.

Bir ülke değil, bir âlem: kendi göğü, kendi suyu, kendi ölçüsü olan kapalı bir dünya. Dışarıdan bakan için sınırı yok; içinde yaşayan için her yerde bir sınır var. — Devran Üzerine Bir Makale, varak 12b

Bölünme

Devran dört ulus ve hiçbir ulusa sığmayanlarla anlatılıyor. Bölünme siyasetten değil tabiattan: su, hava, ateş, toprak. Her ulus kendi unsurunun ölçüsüne göre yaşıyor, kendi unsurunun kusuruna göre yanılıyor. — Devran Üzerine Bir Makale, varak 12b

Hiçbiri diğerinin yerine geçemiyor. Kâtibin cümlesi şu: “Devran’ın denge dediği şey barış değildir; birbirini tamamlamak zorunda kalmış dört zorunluluktur.” — Devran Üzerine Bir Makale, varak 12b

Adı

Ad bir kelimeden geliyor: dönmek. Burada hiçbir şey yalnızca ilerlemiyor; her şey dönüyor, dönerken aşınıyor, aşınırken bir başkasına dönüşüyor. Kâtip bu yüzden Devran’ın tarihinin bir çizgi değil sarmal olduğunu yazıyor — sarmalın nerede başladığını kimse bilmiyor. — Devran Üzerine Bir Makale, varak 12b

İlk gördüğüm

İçeri girince gözüme çarpan ilk şey Varlık Dağı oldu: bulutların üstüne çıkmış, tepesi görünmeyen tek bir dağ. — Kayıt 1

Bilmediklerim

Ne kadar büyük olduğunu, sınırının olup olmadığını, dört ulusun dışında başka yerleşimler bulunup bulunmadığını bilmiyorum.