Ulus
Bilgiyi ve hakkı gözeten halk. Kayıt tutan tek ulus değil, ama en düzenlisi.
Elimdeki ilk belge bu ulustan çıktı. Kendilerini anlatan kısmı da kendileri yazmış — kusurlarını saklamadan.
Bilmeyi seviyorlar. Hakkı gözetiyor, sofrada aç bırakmıyorlar. Sarığın katı doğuştan değil, kazanılarak artıyor. Bir davada kimin haklı olduğunu tayin etmeyi kendi işleri sayıyorlar. — Devran Üzerine Bir Makale, varak 12b
Kâtip kusuru da aynı yere bağlıyor: “her şeyi bilmek isteyen, bilgisizliğe tahammül edemez.” Defterin yarım kalan yerlerinin o tahammülsüzlüğün kaydı olduğunu yazıyor. — Devran Üzerine Bir Makale, varak 12b
Bunun gündelik hâlini kendim gördüm. Soru sorduğum kimse cevap vermedi; biri yanımdan uzaklaştı. Üçüncüsü ne kızdı ne azarladı, yalnızca kütüphaneyi işaret etti. — Kayıt 2
Kapıda iki satır yazıyordu:
cevap verilmez, yazılır soru sorulmaz, okunur
Gerekçesi şu: bir soruya cevap vermek bilgiyi tek kişiye aktarmak, cevabı yazmak ise sonra aynı soruyu soracak herkese cevap olmak demek. Burada konuşarak cevap vermek, bilgiyi tek kişiye kaçırmak sayılıyor. — Kayıt 2
Kural bundan da ince: cevabı kitaplarda yazan bir şeyi sormak ayıp. Arayıp bulamadıysan sorabiliyorsun — ve o soruya cevap vermek artık bir lütuf değil, bir borç. — Kayıt 2
Denizle yaşıyorlar. Gördüğüm kasabanın içinden kanallar geçiyordu, evler suyun üstüne kurulmuştu. — Kayıt 2
Kâtip kendi ulusunun rahatlığını da itiraf ediyor: “suyumuz ve gemilerimiz olduğu için âdil olmak bize ucuza mal oluyor.” — Devran Üzerine Bir Makale, varak 12b
Kaç şehirleri var, nasıl yönetiliyorlar, sarığın katları tam olarak neyi gösteriyor — hiçbirini bulamadım.